Limanlar, Planlar ve Platformlar: Türk Tarımının Yeniden Düzenlenmesi

Evrim Yılmaz Polat

Öz: Bu makale, Türkiye’de “tarım sorunu”nun uzun dönemli seyrini gıda rejimleri teorisi çerçevesinde ele almakta ve Türkiye tarımının geç Osmanlı’dan günümüze dünya gıda sistemine nasıl eklemlendiğini açıklamayı amaçlamaktadır. Çalışma, ikincil kaynaklara dayalı belge tarama ve karşılaştırmalı tarihsel analiz yöntemlerini kullanan kuramsal bir makaledir. Bulgular, koloniyal-diasporik, merkantil-endüstriyel ve şirketleşmiş-neoliberal olmak üzere üç gıda rejimi döneminde Türk tarımının farklı biçimlerde ticarileşip devlet politikaları ve uluslararası kurumlar aracılığıyla yeniden yapılandırıldığını göstermektedir. Bu dönüşümler, köylü geçim stratejilerini, üretim desenlerini ve ulusal gıda güvenliği politikasını değiştirerek yeni bağımlılık, eşitsizlik ve kırılganlık biçimleri üretmiştir. Bu yapısal değişimlerin güncel yansımaları olarak gıda fiyat dalgalanmaları, ithalata bağımlılık ve iklim şokları gibi kırılganlıklar, mevcut şirketleşmiş-neoliberal gıda rejiminin istikrarsızlığını açığa çıkaran gelişmeler olarak değerlendirilmektedir. Bu bağlamda makale, neo-merkantilist gıda güvenliği, gıda egemenliği ve agroekolojik yönelimlerin olası bir dördüncü gıda rejiminin nüveleri olarak değerlendirilebileceğini savunmaktadır.

Anahtar kelimeler: Gıda rejimleri, Tarımsal dönüşüm, Gıda güvenliği, Gıda egemenliği, Agroekoloji

Evrim Yılmaz Polat
DOI: 10.29224/insanveinsan.1793667
Yıl 13, Sayı 41, Kış 2026


Tam metin / Full text
(Türkçe)

[post-views]
6 Downloads


Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Alıntı-Gayriticari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

“Sofralarımızdaki Sessiz Tehlike!”: Pestisitlerin Türkiye Haber Medyasındaki Sunumu

Zöhre Akyol / Özge Cengiz

Öz: Bu çalışma, Ağustos 2024- Ağustos 2025 arasında Hürriyet, Milliyet, Sabah, Sözcü ve Habertürk gazetelerinde yayımlanan pestisit haberlerini içerik analizi yöntemiyle inceleyerek, pestisit ve gıda güvenliği konularının medyada hangi söylemler ve temsiller üzerinden çerçevelendiğini ortaya koymaktadır. 169 haberin incelendiği araştırmada, kaynak türleri, aktör temsilleri, dil özellikleri ve çözüm önerilerinin yer alıp almadığı değerlendirilmiştir. Bulgular, haberlerde en sık yer verilen aktörlerin resmî kurumlar ve uluslararası kuruluşlar olduğunu; çiftçilerin, sivil toplum örgütlerinin ve yerel aktörlerin ise sınırlı biçimde temsil edildiğini göstermektedir. Haberlerin yaklaşık üçte birinde kaynak bilgisinin yer almaması doğrulanabilirlik ve şeffaflık sorununa işaret etmektedir. Pestisit çoğu haberde yalnızca dolaylı biçimde anılmış, sağlık zararları öne çıkarılırken çevresel ve ekonomik etkiler geri planda kalmıştır. Çözümler ise çoğunlukla bireysel düzeyde sunulmuş, yapısal ya da bilimsel öneriler sınırlı kalmıştır. Sonuç olarak, mevcut medya pratiklerinin pestisit ve gıda güvenliği konusunda kamuoyu bilinci oluşturmada ve eleştirel sorgulamayı teşvik etmede yetersiz kaldığı, hâkim kurumsal söylemleri meşrulaştırdığı görülmektedir.

Anahtar kelimeler: Pestisit, Gıda güvenliği, Medya, Tarım politikası, Tarım haberciliği

Zöhre Akyol / Özge Cengiz
DOI: 10.29224/insanveinsan.1793667
Yıl 13, Sayı 41, Kış 2026


Tam metin / Full text
(Türkçe)

[post-views]
8 Downloads


Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Alıntı-Gayriticari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

Türkiye’de Tarımsal Toplam Faktör Verimliliği: Makro-Kurumsal Unsurların ARDL Yaklaşımıyla Analizi

Serkan Şengül / Pınar Karahan-Dursun

Öz: Bu çalışma, 1991–2022 dönemi için Türkiye’de tarımsal toplam faktör verimliliğinin (TFP) belirleyicilerini ARDL yaklaşımıyla incelemektedir. Analizde tarım kredisi, tarımsal CO₂ emisyonları, insan sermayesi (ortalama eğitim süresi), kentleşme ve tarımsal katma değer açıklayıcı değişkenler olarak kullanılmıştır. Bounds testi, değişkenler arasında uzun dönemli bir eşbütünleşme ilişkisinin varlığını doğrulamaktadır. Uzun dönem ARDL model sonuçları, tarım kredisi ve kentleşmenin TFP üzerinde olumsuz etki yaptığını, insan sermayesi ve tarımsal katma değerin ise olumlu katkı sağladığını göstermektedir. Söz konusu etkiler, kısa dönem ARDL modelinde de doğrulanmıştır. Ampirik sonuçlar, tarımsal CO₂ emisyonlarının uzun dönemde anlamsız olduğunu, ancak kısa dönemde geçici stres ve verimsizlikleri yansıtarak olumsuz etki yaptığını göstermektedir. Genel olarak, çalışma tarımsal verimlilik artışının sürdürülebilirliğini sağlamak için finansal reformlar, insan sermayesinin geliştirilmesi, kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi, değer zincirlerinin iyileştirilmesi ve iklim dostu uygulamaların teşvik edilmesi gerekliliğini vurgulayan önemli politika içgörüleri sunmaktadır.

Anahtar kelimeler: Tarımsal verimlilik, Tarım kredisi, Beşeri sermaye, ARDL, Türkiye

Serkan Şengül / Pınar Karahan-Dursun
DOI: 10.29224/insanveinsan.1793544
Yıl 13, Sayı 41, Kış 2026


Tam metin / Full text
(Türkçe)

[post-views]
9 Downloads


Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Alıntı-Gayriticari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.