Toplumsal Değişimin Türk Komedi Filmlerine Yansıması: 1960’tan Günümüze Örnek Filmler Üzerinden Komedinin Dönüşümü

Özge Kesici / Gökhan Gültekin

Öz: Bu çalışmanın amacı, 1960’tan günümüze kadar olan süreçteki komedi filmlerinin özellikle toplumsal değişime benzer olarak nasıl bir dönüşüm yaşadığını örnek filmler üzerinden tartışmaya çalışmaktır. Komedi türüne dahil edilen filmlerin toplumsal yapıyla bağlantılı olarak tarihsel süreçte nasıl değişim ve dönüşüm gösterdiğini ortaya koyabilmek adına, film çalışmalarında tercih edilen tür eleştirisi, sosyolojik eleştiri ve tarihsel eleştiriden yararlanılmıştır. Bu bağlamda, Turist Ömer (1964), Hababam Sınıfı (1975), Züğürt Ağa (1985), Her Şey Çok Güzel Olacak (1998), Recep İvedik (2008), Aile Arasında (2017) ve Ölümlü Dünya 2 (2023) filmleri analiz edilmiştir. Bu filmlerde yalnızca güldürme eyleminin hedeflenmediği söylenebilir. Tüketim alışkanlıklarındaki değişim, kentleşme, bireyselleşme, kültürel yozlaşma, ahlâki çözülme, toplumsal cinsiyet, çevreye duyarsızlaşma gibi pek çok toplumsal gerçekliğin örnekleme dahil edilen filmlerde işlendiği görülür. Sonuç olarak, 1960’tan günümüze komedi filmlerinin özellikle toplumsal değişime paralel olarak nasıl bir dönüşüm yaşadığı örnek filmlerin analizi üzerinden tespit edilmiştir.

Anahtar kelimeler: Toplumsal değişim, Sinema, Türk filmleri, Komedi, Komedinin dönüşümü

Özge Kesici / Gökhan Gültekin
DOI: 10.29224/insanveinsan.1662656
Yıl 12, Sayı 40, Yaz 2025


Tam metin / Full text
(Türkçe)

[post-views]
222 Downloads


Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Alıntı-Gayriticari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

Maneviyatın İzinde Bir Sinema: Murat Pay’ın Filmlerinde Kültürel Miras ve Kimlik İnşası

Meltem İşler Sevindi / Koray Sevindi

Öz: Bu çalışma, Murat Pay’ın dört uzun metraj filmi (Mâşuk’un Nefesi, Mirâciyye: Saklı Miras, Dilsiz ve Hep Otuz Üç Yaşında) üzerinden geleneksel sanatların, dinî-ritüel icraların ve kimlik inşası süreçlerinin sinemasal temsiline odaklanmaktadır. Nitel film çözümlemesi yaklaşımıyla yürütülen araştırmada, filmler yakın okuma tekniğiyle incelenmiş; kamera kullanımı, kurgusal ritim, mekân seçimi ve karakterlerin eylemleri gibi biçimsel unsurlara ek olarak, sessizlik, sabır ve meşk gibi manevi kavramların anlatıdaki rolü değerlendirilmiştir. Assmann’ın kültürel bellek kuramı, Necipoğlu’nun İslâm estetiği ve Schimmel’in tasavvufî deneyimi gibi kuramsal yaklaşımlar rehber alınmış, filmlerdeki kültürel ve manevi katmanlar yorumlayıcı bir bakış açısıyla çözümlenmiştir. Elde edilen bulgular, modernlik ve sekülerleşme koşullarında geleneksel sanatlar, tasavvufî pratikler ve toplumsal hafızanın sinema yoluyla yeniden canlandırılabileceğini göstermektedir. Murat Pay’ın filmleri, bu unsurları karakterlerin varoluşsal yenilenme ve kimlik inşası süreçlerine doğrudan katkı sağlayan dinamik öğeler olarak kurgular. Böylece, estetikle maneviyat, gelenekle modernlik arasındaki gerilim, yeni bir sinemasal arayış ve “manevî direniş” formu olarak ortaya çıkmaktadır.

Anahtar kelimeler: Tasavvuf, Geleneksel sanatlar, Kültürel bellek, Kimlik inşası, Modernlik

Meltem İşler Sevindi / Koray Sevindi
DOI: 10.29224/insanveinsan.1668647
Yıl 12, Sayı 40, Yaz 2025


Tam metin / Full text
(Türkçe)

[post-views]
193 Downloads


Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Alıntı-Gayriticari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

Savaşın Gölgesinde Sinema: İkinci Dünya Savaşı Sırasında Adana’da Film Gösterimleri

Aydın Çam

Öz: Bu çalışmayla, İkinci Dünya Savaşı sırasında Adana sinemalarında gösterilen filmlerin tespiti, bunların yapım ve dağıtım orijinlerine göre sınıflandırılması ve savaş koşullarıyla ilişkili gösterim pratiklerinin yorumlanması amaçlanmaktadır. Savaşın ağır ve istikrarsız koşulları, Türkiye’de film temininde zorluklara yol açmış, ithalat dinamiklerini sürekli etkilemiştir. Bu bağlamda, savaş yıllarında Adana’da gösterilen filmlerin incelenmesi hem sinema tarihi hem de şehrin sosyo-kültürel dinamikleri açısından önemlidir. Araştırmada, savaş yıllarında Adana’da yayımlanan Bugün, Türksözü ve Yeni Adana gazetelerinin arşivleri taranmış, ulaşılan veriler temalara ayrılmış ve analitik olarak değerlendirilmiştir. Bulgular, bu dönemde Adana’da gösterilen filmlerin beş ana kategoride toplandığını göstermektedir: (1) Amerikan yapımları başta olmak üzere salon filmleri; (2) Alman (UFA) yapımı ve dağıtımı olan filmler; (3) Şark filmleri; (4) Türk yapımları ve (5) Haber, propaganda ve savaş filmleri. Çalışma, savaş dönemi Türkiye’sindeki film dağıtım ve gösterim pratiklerine yerel bir bakış açısı sunmakta ve Yeşilçam sinemasının ortaya çıkışına zemin hazırlayan erken dönem koşullarına ışık tutmaktadır.

Anahtar kelimeler: İkinci Dünya Savaşı, Türk sinema tarihi, Adana sinema tarihi, Film dağıtımı tarihi, Şark filmleri

Aydın Çam
DOI: 10.29224/insanveinsan.1658424
Yıl 12, Sayı 40, Yaz 2025


Tam metin / Full text
(Türkçe)

[post-views]
201 Downloads


Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Alıntı-Gayriticari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

Yeşilçam’ın Masallara Bakış Açısına Dair Süreyya Duru’nun Keloğlan (1971) Filmi Üzerine Bir Anlatı İncelemesi

Ayşegül Çilingir

Öz: Yeşilçam döneminde Türk sineması gerek film sayısı gerekse de seyirci sayıları açısından altın çağını yaşamıştır. Bu dönemde artan ilgi, sinemacıları farklı konular bulmaya ve sonunda roman, masal gibi edebi türlerden uyarlanan eserlere yöneltmiştir. Bu dönemde Türk halk masallarının önemli bir kahramanı olan Keloğlan’ın ana karakter olduğu birçok film yapılmıştır. Çalışmada, Süreyya Duru’nun yönetmenliğini yaptığı 1971 yapımı Keloğlan filmi, Seymour Chatman’ın Öykü ve Söylem: Filmde ve Kurmacada Anlatı Yapısı kitabında yer alan anlatı diyagramı bağlamı ile çözümlenmiştir. Bu diyagramda anlatı, olaylar, varlıklar ve yazarın kültürel kodları gibi unsurlar açısından öykü (içerik) başlığında ve anlatım biçimi, tezahür unsurlarını içeren söylem (ifade) olarak iki düzlemde ele alınmıştır. Çalışmada incelenen Keloğlan (1971) filminin, Türk masal yapılarının geleneksel anlatı özelliklerini yansıttığı ve Yeşilçam dönemi sinemasının genel özelliklerini ortaya koyduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Anahtar kelimeler: Film çalışmaları, Anlatı diyagramı, Türk Sineması, Yeşilçam, Keloğlan

Ayşegül Çilingir
DOI: 10.29224/insanveinsan.1668121
Yıl 12, Sayı 40, Yaz 2025


Tam metin / Full text
(Türkçe)

[post-views]
207 Downloads


Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Alıntı-Gayriticari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

Kiracıların Endişelerini Anlamak: Konut Sorununun Ruh Sağlığı, Refah Düzeyi ve Gelir Dağılımına Etkisi

Salih Tosun

Öz: Türkiye’de hızla artan konut ve kira fiyatları, dar ve orta gelirli haneleri zorlayarak kira yükünü artırmakta ve konut alım gücünü düşürmektedir. Bu da kiracıların barınma endişelerini artırıp ruh sağlığı, refah ve gelir dağılımı üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır. Bu çalışma, Türkiye’deki kiracıların karşılaştığı konut sorunlarını, bireylerin ruh sağlığı, genel refah düzeyi ve gelir dağılımı üzerindeki etkileri açısından fenomenolojik bir yaklaşımla incelemeyi amaçlamaktadır. En az bir yıldır kiracılık deneyimine sahip 18 Türk katılımcıyla Şubat-Haziran 2024’te yarı yapılandırılmış görüşmelerle gerçekleştirildi. Tematik analizle belirlenen stres ve kaygı, depresyon, yaşam kalitesi, sosyal refah, konut politikaları ve gelir dağılımı dengesi temaları; ruh sağlığı, refah düzeyi ve gelir dağılımı olarak sınıflandırıldı. Çalışma, konut sorununun kiracıların ruh sağlığı, refah düzeyi ve gelir dağılımı endişelerini doğrudan şekillendirdiğini ve ruh sağlığının bu etkileşimde merkezi rol oynadığını göstermektedir. Kiracıların yaşadığı ekonomik ve psikolojik zorluklar, konut piyasasında daha geniş sosyal ve ekonomik reform ihtiyacını vurgulamaktadır.

Anahtar kelimeler: Konut sorunu, Barınma, Ruh sağlığı, Sosyal refah, Gelir dağılımı

Salih Tosun
DOI: 10.29224/insanveinsan.1558813
Yıl 12, Sayı 39, Kış 2025


Tam metin / Full text
(Türkçe)

[post-views]
311 Downloads


Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Alıntı-Gayriticari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

Elverişli Konut İlkeleri Çerçevesinde Sosyal Yardım Alan Ailelerin Barınma Koşulları ve Psikolojik İyi Oluşları

Pelin Şatıroğlu-Güldalı / Reyhan Atasü-Topcuoğlu

Öz: Yoksulluk, barınma sorunları ve elverişli konuta erişememe arasında çeşitli bağlantılar bulunmaktadır. Yoksul aileler genellikle elverişli olmayan konutlarda yaşamak zorunda kalmakta ve barınma sorunlarının yarattığı stres ve güvensizlik duygusu ile yaşamak zorunda kalmaktadırlar. Bu açıdan barınma psikolojik iyi oluşla bağlantılıdır. Araştırmada Sinop’ta sosyal yardım almakta olan yoksul ailelerin barınma koşullarını ortaya koymak ve psikolojik iyi oluş düzeylerini tespit etmek amaçlanmıştır. Nicel araştırma yöntemi ile tarama modeli kullanılarak yapılan araştırmada kota örneklem yöntemi ile sosyal yardımlardan faydalanan 378 kişiyle anket çalışması yapılmıştır. Veriler yüz yüze görüşmelerle toplanmış ve SPSS22 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bununla birlikte sosyal yardım alan ailelerin çoğunlukla kiracı olduğu ve bu nedenle konutun sahibi olmayı gerektiren konut bakım desteğinden yararlanamadıkları, dolayısıyla çoğunlukla bakımsız ve düşük kaliteli konutlarda yaşamak zorunda kaldıkları tespit edilmiştir. Kullanım güvencesinden yoksun olan bu konutlar, yaşamaya elverişsiz ve ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılamada yetersizdir. Sosyal yardım alan ailelerin karşılaştığı bu sorunlar, barınma koşullarının iyileştirilmesi ihtiyacını göstermektedir.

Anahtar kelimeler: Yoksulluk, Barınma koşulları, Sosyal yardım, Elverişli konut, Psikolojik iyi oluş

Pelin Şatıroğlu-Güldalı / Reyhan Atasü-Topcuoğlu
DOI: 10.29224/insanveinsan.1559664
Yıl 12, Sayı 39, Kış 2025


Tam metin / Full text
(Türkçe)

[post-views]
307 Downloads


Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Alıntı-Gayriticari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

Barınma Sorununda Yeni Bir Boyut: Enerji Yoksulluğu ve Öğrenci Hane Halkları

Esma Aksoy Khurami / Manolya Aldıçoğlu

Öz: Bu çalışma, kentsel alanda enerji kaynaklı iyileştirme olarak kabul edilen doğalgaz yatırımlarının öğrenci hane halklarının barınma/konut hakkı ekseninde değerlendirilmesini hedeflemektedir. Bu doğrultuda hane halklarının refahına katkı sağlaması beklenen altyapı yatırımı ile barınma hakkının bir boyutunu oluşturan enerjiye erişimde/tüketimde yaşanan zorluklar irdelenmiştir. Muğla/Menteşe ilçesi Kötekli mahallesinde yaşayan öğrencilerin enerji yoksulluğu deneyimi altı aylık takibi kapsayacak şekilde üretilen panel veri aracılığıyla nesnel ölçüm yöntemleri ile değerlendirilmiştir. Ayrıca gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmelerde enerji yoksulluğu konusunda öznel değerlendirme yapılmasına imkân veren bir dizi soru yöneltilmiştir. Sonuçlar merkezi ısıtma sisteminden yararlananların ısınma harcamaları ile bireysel doğalgaz ısıtma sisteminden yararlananların altı aylık toplam üzerinden ortalama harcamaları arasında ciddi farklılıklar olmadığını ortaya koymuştur. Her ayın ısınma masrafı ve öğrencilerin bütçesindeki payı ayrı ayrı değerlendirildiğinde bireysel ısıtma sisteminden yararlanan öğrencilerin uç değerlerle karşılaştığı ve masrafları azaltmak için ısıtmayı tamamen kapattığı gözlenmiştir. Ayrıca konutların inşasından sonra geliştirilen doğalgaz altyapı yatırımının her tür enerji ihtiyacı için kullanılamadığı tespit edilmiştir.

Anahtar kelimeler: Enerji yoksulluğu, Konut sorunu, Öğrenci, Bireysel ısıtma, Merkezi sistem

Esma Aksoy Khurami / Manolya Aldıçoğlu
DOI: 10.29224/insanveinsan.1557358
Yıl 12, Sayı 39, Kış 2025


Tam metin / Full text
(Türkçe)

[post-views]
286 Downloads


Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Alıntı-Gayriticari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

Deprem Sonrası Zorunlu Göç ve Konut Sorunu: Kahramanmaraş Depreminin Ardından Kırklareli’nde Yeni Bir Hayat Arayışı

Siyret Ayas Şarman / Mehtap Demir

Öz: Çalışmanın amacı, depremin neden olduğu zorunlu göçün etkilerini barınma ihtiyacı temelli ele almak; göçün ortaya çıkardığı konut sorununa deneyimler üzerinden dikkat çekmektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır ve fenomenoloji araştırması şeklinde desenlenmiştir. Depremin etkilediği illerden Kırklareli’ne göç etmiş ve hayatlarını bu ilde devam ettiren kişilerle mülakatlar yapılmıştır. Elde edilen veriler Maxqda Analytic Pro (24.5.1) paket programıyla analiz edilmiştir. Bulgular; “Göç kararı öncesi durum”, “Kırklareli’ne göç kararı” ve “Göç kararı sonrası durum” olmak üzere üç tema altında toplanmıştır. Belirlenen temalar kendi içerisinde barınma ihtiyacı ve konut sorunuyla ilişkilendirilen kategoriler içerisinde değerlendirilmiştir. Katılımcılardan elde edilen ortak sonuç şudur: Deprem nedeniyle ortaya çıkan zorunlu göç, insanların sadece barınma ihtiyacını değil, aynı zamanda depremden etkilenmeyen diğer şehirlerdeki konut piyasalarını da derinden etkilemiştir. Göç eden bireylerin güvenli ve sürdürülebilir barınma ihtiyaçları karşılanmadığında, konut sorunu büyümekte ve beraberinde başta ekonomik ve sosyal olmak üzere pek çok sorun ortaya çıkmaktadır.

Anahtar kelimeler: Doğal afet, Deprem, Göç, Konut sorunu, Barınma problemi

Siyret Ayas Şarman / Mehtap Demir
DOI: 10.29224/insanveinsan.1553468
Yıl 12, Sayı 39, Kış 2025


Tam metin / Full text
(Türkçe)

[post-views]
298 Downloads


Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Alıntı-Gayriticari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

Türkiye’de Konut Hakkının Gerçekleştirilmesinde Yenilikçi Bir Çözüm: Yeşil Konutlar

Çiğdem Tuğaç

Öz: Türkiye’deki imar ve afet mevzuatı incelendiğinde deprem odaklı bir yaklaşım benimsendiği görülmektedir. Oysa iklim değişikliğiyle ilişkili afetler de Türkiye’de önemli olumsuz sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. İklim değişikliğiyle ilişkili aşırı hava olayları ve afetlere bağlı kayıp ve zararlar, yerleşimlere ve konutlara zarar vermekte, konut hakkının sağlanmasında sorunlar oluşturmaktadır. İklim değişikliğinin etkileriyle mücadelede ve bu etkilere uyum sağlanmasında yeşil konutlar, tüm dünyada yenilikçi bir çözüm olarak uygulanmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de konut hakkının gerçekleştirilmesinde yeşil konutların katkısını değerlendirmek ve geleceğe yönelik politika önerileri sunmaktır. Çalışmada Türkiye’deki kentsel dönüşüm projelerinde konutların, yeşil konutlar olarak inşasının insana yakışır yaşam alanlarının oluşturulmasını ve konut hakkının gerçekleştirilmesini destekleyeceği sonucu elde edilmiştir. Böylelikle yerleşimlerin iklim ve afet dirençliliğinin sağlanması, Türkiye’nin küresel iklim değişikliğiyle mücadele için ortaya koyduğu sera gazı azaltım taahhütlerinin yerine getirilmesi ve kaynakların etkin ve verimli şekilde kullanılması da sağlanabilecektir. Yeşil konut uygulamalarıyla konut hakkının gerçekleştirilebilmesi için Türkiye’de idari, yasal ve beşerî kapasitelerin geliştirilmesi gerektiği çalışmada ulaşılan bir diğer sonuçtur.

Anahtar kelimeler: Konut hakkı, Yeşil konut, İklim değişikliği, Uyum, Azaltım

Çiğdem Tuğaç
DOI: 10.29224/insanveinsan.1550388
Yıl 12, Sayı 39, Kış 2025


Tam metin / Full text
(Türkçe)

 

[post-views]
314 Downloads

 

 

Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Alıntı-Gayriticari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

Erol Güngör Düşüncesinde Sahih Bir Modernleşmeyi Mümkün Kılacak Bir Unsur Olarak Milli Kültür

Sedat Gencer

Öz: Erol Güngör milliyetçi-muhafazakâr camianın önde gelen isimlerinden biridir. 1950’li yılların ortasında başlayan düşünsel faaliyeti 1980’li yılların başına kadar devam etmiştir. Erol Güngör akademi dışındaki kitapları ve makaleleri ile oldukça tanınmış bir entelektüeldir. Türkiye’de sol düşüncenin 1960’lı yıllardaki yükselişi ve solun ülke meselelerini siyaset ve iktisada öncelik vererek değerlendiren yaklaşımına kültür ve tarihe vurgu yapan sosyolojik bir perspektifle yanıt vermiştir. Modernleşme sürecini kültür kavramı etrafında tahlil etmiştir. Çalışmalarında sürekli vurguladığı husus; modernleşme tecrübesi sonucunda milli bir kültürün kurulamamış olmasıdır. Bu makale onun kültür üzerine geliştirdiği yorum ve düşünceleri tarihsel gelişimleri içinde kavrama çabasındadır. Kültüre yaklaşımını bütüncül olarak gösterme isteği bu çalışmayı yapmanın diğer bir amacıdır. Makale Erol Güngör’ü, takipçisi olduğu geleneğin referansları ve ayrıca onun yaklaşımı ile örtüşen literatür eşliğinde analiz etmiştir. Neticede bu makale bütün ömrü boyunca kültürün medeniyet yaratma kapasitesine dikkat çekmiş bir entelektüelin günümüz koşullarında da hâlâ önemini koruduğunu göstermek amacıyla kaleme alınmıştır.

Anahtar kelimeler: Kültür, Milliyetçilik, Modernleşme, Batılılaşma, Aydın

Sedat Gencer
DOI: 10.29224/insanveinsan.1460922
Yıl 11, Sayı 38, Yaz 2024


Tam metin / Full text
(Türkçe)

[post-views]
318 Downloads


Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Alıntı-Gayriticari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.