Investigation of Adult Attitudes Towards Health News

Abstract: The aim of this research is to determine the attitudes of adults towards health education news delivered via mass media. The study was conducted on 208 outpatients who voluntarily participated in the research hospital in Kocaeli University Medical Faculty Hospital in April 2017 in accordance with the screening model. As a means of collecting data in the research, “Adults’ Health Questionnaire Survey” and “Attitude Scale Towards Health News Given by Mass Media” developed by Akgün (2014) were used. Descriptive statistics and difference statistics were used in the analysis of the data. According to findings from the research, realistic finding, important finding and general attitudes towards health education news delivered by mass media are moderate. As the frequency of using the mass media increases as adults are getting away from their health education needs, the attitude of finding realistic and important health education news delivered by mass media is increasing. As the level of confidence in the mass media used in the health education of adults increases, the attitude of finding realistic and important health education news delivered by mass media is increasing.

Keywords: Adult education, Health education, Health news, Mass media.

Sağlık Haberlerine Yönelik Yetişkin Tutumlarının Araştırılması

Öz: Bu araştırmanın amacı, yetişkinlerin kitle iletişim araçları yoluyla verilen sağlık eğitimi haberlerine yönelik tutumlarının belirlenmesidir. Araştırma tarama modeline uygun olarak Nisan 2017’de Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde araştırmaya katılmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 208 poliklinik hastası üzerinde uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Akgün (2014) tarafından geliştirilen “Yetişkinlerin Kitle İletişim Araçlarıyla Verilen Sağlık Haberlerini Değerlendirme Anketi” ve “Kitle İletişim Araçlarıyla Verilen Sağlık Haberlerine Yönelik Tutum Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler ve fark istatistikleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre yetişkinlerin kitle iletişim araçlarıyla verilen sağlık eğitimi haberlerine yönelik gerçekçi bulma, önemli bulma ve genel tutumları orta düzeydedir. Yetişkinlerin sağlık eğitimi ihtiyaçlarını gidermede kitle iletişim araçlarını kullanma sıklığı arttıkça, kitle iletişim araçlarıyla verilen sağlık eğitimi haberlerini gerçekçi ve önemli bulma tutumları artmaktadır. Yetişkinlerin sağlık eğitiminde kullanılan kitle iletişim araçlarına güven düzeyi arttıkça kitle iletişim araçlarıyla verilen sağlık eğitimi haberlerini gerçekçi ve önemli bulma tutumları artmaktadır.

Anahtar kelimeler: Yetişkin eğitimi, Sağlık eğitimi, Sağlık haberi, Kitle iletişim aracı.

ILO: Crisis in Terms of Right to Strike

Abstract: The purpose of this study is to examine whether the rigid objections made by the employers’ group at the International Labor Organization Conference in 2012 on the right to strike led to a crisis the context of the International Labor Organization. For sixty years in the context of jurispurudence of ILO’s superbody mechanicsm when it is thought that right to strike has been included as a part of freedom of association and at the same time, the right to collective bargaining, trade union rights and right to strike has been considered as a whole. This situation continued until 2012 ILO Conference. With a serious objection from the employers’ group, the question of whether there was a crisis in the ILO regarding the right to strike began to come to the fore. This led to the questioning of the effectiveness of the ILO’s superbody mechanism and at the same time the ILO’s criticism of its coordination within its supervisory bodies.

Keywords: Right to strike, Right to organise, ILO, Crisis of ILO, Freedom of Trade Union Rights.

ILO: Grev Hakkına İlişkin Kriz

Öz: Bu çalışmanın amacı, 2012 yılında Uluslararası Çalışma Örgütü Konferansındaki işveren grubunun grev hakkı ile ilgili yaptığı sert itirazların Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) bağlamında bir krize yol açıp açmadığının incelenmesidir. ILO ve denetim mekanizmaları aracılığı ile oluşturulan içtihatlar bağlamında 60 yıl boyunca grev hakkına, örgütlenme özgürlüğünün bir parçası olarak yer verilerek, toplu sözleşme, sendika hakkı ve grev hakkı bir bütün olarak düşünülmüştür. Bu içtihatların, grev hakkının uluslararası alanda tanınmasına olan katkısı fazladır. Bu durum ta ki 2012 yılındaki ILO Konferansı’na kadar devam etmiştir. İşveren grubundan ciddi bir itiraz ile birlikte grev hakkı ile ilgili ILO’da bir kriz olup olmadığı sorusu gündeme gelmeye başlamıştır. Bu durum ILO’nun denetim mekanizmasının etkinliğinin sorgulanmasına neden olurken aynı zamanda ILO’nun denetim organları içindeki eşgüdümün de eleştirilmesine yol açmıştır.

Anahtar kelimeler: Grev hakkı, Örgütlenme özgürlüğü, Uluslararası Çalışma Örgütü, ILO krizi, Sendika özgürlüğü.

Choosing to be Vegetarian

Abstract: Han Kang’s novel Vegetarian is the story of a woman heroine who refuses to eat meat and choses to be a vegetarian in medias res. This choice of her would be affecting not only her but also the people beside her. This situation at first seems like a personal choice. However the outcomes would also be affecting her relationship with her family as well. As the novel progresses, she who refuses to eat anything which would lead to her destruction. The novel questions the relationship between food consumption, food choices and gender roles. Meat consumption is regarded as a metaphor of the patriarchal system throughout the novel. Therefore, the woman heroine Yonğhe refuses the system and challenges with her own body. This way the novel analyses the act of eating and choosing food and its relation with identity.

Keywords: Vegetarianism, Meat consumption, Gender roles, Women’s body.

Vejetaryen Olmayı Seçmek

Öz: Koreli yazar Han Kang Vejetaryen isimli romanına kadın kahraman Yonğhe’nin vejetaryen olmaya karar vermesi ile başlar. Bu kararı onu ve çevresindekileri de etkileyecek bir karardır. En başta sadece yemek seçimleriyle ilgili görünen bu durum, önce kahramanın ailesi ile ilişkilerini etkiler. Daha sonra ise Yonğhe, yemek yemeyi tamamen reddederek kendi kimliği ile ilgili bir karar verir. Oldukça basit gibi görünen yemek yemeyi seçmesi ya da yememeyi seçmesi onun kendini yok etmesine kadar giden süreci de anlatır. Yazar, romanda kadın kahramanın yemek seçimleri üzerinden yemeğin toplumsal cinsiyet rolleri ile olan ilişkisini sorgular. Romanda et yemek erkek egemen düzenin bir metaforudur. Yonğhe de önce et yemeyi reddederek sonra da bedenine alacağı bütün besinleri reddederek sisteme kendi bedeniyle karşı gelir. Böylelikle yemek yeme eyleminin ve seçimlerinin kimlikle olan ilişkisi de anlatılır.

Anahtar kelimeler: Vejetaryenlik, Et yemek, Toplumsal cinsiyet rolleri, Kadın bedeni.

Reflection of the Presidential System Discussions During April 16 Referendum in Turkish Press

Abstract: From historical point of view on Turkish politics, the discussions of alternative system of government which began with Ozal and extended to Demirel’s tenure, statements made by political leaders have taken place on Media agenda. Finally, intense discussions continued during the period AK Party governement which led to the April 16 referendum. News actors and Political leaders have great influence especially on the creation of the presidential system agenda, as it is assumed that news actors are more restricted or comprehensive, positive or negative in the direction of the ideological publication line they have adopted in news covered by media organizations. In this context, based on Agenda-setting theory, period before the April 16 referendum and between October 11, 2016 and December 10, 2016, on media coverage of the presidential system discussions will be examined by content analysis method which includes qualitative and quantitative evaluation on the first pages of Sabah, Hürriyet and Sözcü newspapers.

Keywords: Presidential system, Agenda setting, Referendum.

16 Nisan Referandum Sürecinde Başkanlık Sistemi Tartışmalarının Türk Basınına Yansımaları

Öz: Türkiye’nin siyasal tarihine bakıldığında Özal ile başlayan, Demirel ile devam eden alternatif hükümet sistemi tartışmaları siyasi liderlerin yapmış olduğu açıklamalarla medya gündeminde yerini aldığı görülmektedir. Son olarak Ak Parti Hükümeti döneminde yoğun bir şekilde sürdürülen bu tartışmalarla birlikte 16 Nisan Referandumu’na gidilmiştir. Özellikle başkanlık sistemi gündeminin yaratılmasında haber aktörleri olarak siyasi liderlerin oldukça büyük etkiye sahip oldukları, bununla beraber medya kuruluşlarının haberlerinde benimsemiş oldukları ideolojik yayın çizgisi doğrultusunda haber aktörlerine daha kısıtlı ya da kapsamlı, olumlu ya da olumsuz yer verildiği varsayılmaktadır. Bu kapsamda, gündem belirleme kuramı temelinde 16 Nisan referandumu öncesi, 11 Ekim 2016 -10 Aralık 2016 tarihleri arasında geçen süreçte başkanlık sistemi tartışmalarının Sabah, Hürriyet ve Sözcü gazetelerinin vitrin sayfalarına yansıması nicel ve nitel değerlendirmeyi barındıran içerik analiz yöntemiyle incelenmiştir.

Anahtar kelimeler: Başkanlık sistemi, Gündem belirleme, Referandum.

Human-Nature Relationships within the Triangle of Commensalism, Mutualism and Parasitism

Abstract: There are various types of symbiotic interactions among living beings in non-human nature. While sometimes these interactions are for the benefit of both organisms in a relationship, sometimes one of the organisms in a relationship suffers. All of these relationships in general, are called symbiosis. Symbiosis is seen in three different ways which are commensalism, mutualism and parasitism. This study readdresses human-nature relationships within the context of mutualism without eliminating the bridges between logos and nous in onto-epistemic respect. The conception which does not understand the nous-logos dialect on the journey from nous to logos axis seeks for a solution to the ecological crisis by means of absolute mechanical solutions such as reducing amount of carbon in the atmosphere, use of home appliances consuming less energy etc. Though, such mechanical solution suggestions based on logos perception which lack nous, deepen the problem lasting for centuries rather than solving it. In our day, it is necessary to make the concept of from oneness to togetherness predominant in order for human-nature relationships not to lead further crisis. When togetherness from oneness or oneness from togetherness is understood, the path of togetherness will be cleared. The other, i.e. the nature will be noticed in this way, and communication through Ethics (moral) will be achieved.

Keywords: Ecological crisis, Ethics, Human-nature relationships, Logos, Nous.

Tek Taraflı Birliktelik (Kommensalizm), Karşılıklı Fayda Birlikteliği (Mutualizm) ve Asalaklık (Parazitizm) Üçgeninde İnsan-Doğa İlişkileri

Öz: İnsan dışı doğada, canlılar arasında çeşitli birliktelik türleri mevcuttur. Bu etkileşimlerde, bazen ilişki içerisinde olan tüm canlılar fayda sağlarken kimi zaman ise canlılardan birisinin yarar, diğerinin zarar gördüğü birliktelikler olmaktadır. Tüm bu ilişkilerin genel adına birlikte (simbiyoz) yaşam denilmektedir. Birlikte yaşam tek taraflı birliktelik (kommensalizm), karşılıklı fayda birlikteliği (mutualizm) ve asalaklık (parazitizm) olmak üzere üç farklı şekilde görülmektedir. Bu çalışma insan-doğa ilişkilerini, onto-epistemik manada logos ile tin arasındaki köprüleri kaldırmadan karşılıklı fayda birlikteliği bağlamında yeniden ele almaktadır. Nous-logos diyalektiğini tenden tine yolculuk ekseninde anlamayan kavrayış ekolojik krizin çözümünü, atmosferdeki karbon miktarının azaltılması, az enerji tüketen beyaz eşyalar kullanılması vs. gibi salt mekanik çözümlerde aramaktadır. Hâlbuki bu tarz mekanik, noustan yoksun logos anlayışına dayalı çözüm önerileri, asırlardır süregelen sorunu çözmek yerine, onu daha fazla derinleştirmektedir. Günümüzde insan-doğa ilişkilerinin daha fazla kriz üretmemesi için birlik esasında birliktelik anlayışını hâkim kılmak gerekmektedir. Doğa ancak bu yolla fark edilecek ve ahlâk üzerinden bir iletişim sağlanacaktır.

Anahtar kelimeler: Ekolojik kriz, Etik, İnsan-doğa ilişkileri, Logos, Nous.

Traversal Bodies of Traditional Japanese Kabuki Dance Theatre “Onnagatas”

Abstract: Kabuki dance theatre is one of the most important performance arts of Japan culture for four hundred years. This lyric theatre style is extremly stylistic and based on enchanting visual and sound performance. Tactual sense and eyesight are stimulated through high and low music sound, effects and moving stage in Kabuki. Make-up is one of the most important presentation mediums for introducing and emphasising the characters. The power of performance depends on perfection of acting in this avangard theatre style. The term Onnagata is a situation and it means personation of woman characters by man performers. In Onnagata situation, actors don’t pretend like a woman, they represent the woman character like a real woman. In this point, personation of a woman character is more important as real than feminen beauty or aesthetic of her. This study, emphasizes on personation,, presentation and body constitution of onnagata body as a differentiated body representation.

Keywords: Performance, Avangarde, Lyric play, Make-up, Costume.

Geleneksel Japon Kabuki Dans Tiyatrosunun Aykırı Bedenleri “Onnagatalar”

Öz: Kabuki dans tiyatrosu Japonya’nın, tarihi dört asra kadar uzanan en önemli gösteri sanatlarından birisidir. Bu lirik tiyatro tarzı son derece stilistiktir ve etkileyici görsellere ve ses performanslarına dayanır. Kabuki dans tiyatrosunda dokunma duyusu ve bakış, yüksek-alçak müzik sesi ve haraketli sahnelerle uyarılır. Bu avangard tiyatro stilinde makyaj, rol yapma gücüyle bağlantılı olarak performans eşliğinde kullanılır. Bu durum, karakterlerin temsilinde ve vurgulanmasında en önemli araçlardan birisidir. Onnagata terimi, kadın karakterlerin erkek oyuncular tarafından canlandırılmasıdır. Onnagata rolündeki erkek oyuncu kadın taklidi yapmaz, gerçek bir kadınmış gibi kadın karakteri temsil eder. Bu noktada, bir kadın karakterin canlandırılması, kadının feminen güzelliğinden ve estetiğinden daha da önemli hale gelir. Bu çalışma, onnagatalığın Kabuki sahnesinde canlandırılması, temsili, onnagata bedeninin kuruluşu ve farklı bir beden sunumu olarak önemi üzerinde durmaktadır. Çalışmada, tiyatral iletişim modeli aracılığıyla onnagata temsillerinin fiziksel ve içeriksel boyutu analiz edilmiştir.

Anahtar kelimeler: Performans, Avangard, Lirik oyun, Makyaj, Kostüm.

Processing Cultural Elements in Political Advertisements: A Semiological Analysis on the AK Party 2017 Referendum Film

Abstract: Political advertising which is one of the communication activities performed in the process of political campaigns, aims to influence the attitudes and behaviors of voters and to persuade them. In terms of political parties, political advertising has an important role. Political ads aim to provide a positive impact on electorate with use of different contents, themes, visual and voice. It is known that political advertising activities are closely connected to cultural elements, which comprise a set of beliefs that include language, values and myths of a society. Hence, political advertising includes cultural elements in ad contents. In this study, it is aimed to analyze AK Party’s ad called “Strong Turkey with Yes” published in the process of the constitutional amendment referendum via semiotic analysis. Narrative structure of that ad has been analyzed in terms of target audience, color, sound, slogan, contrasts, and signifier-signified relationship.

Keywords: Political communication, Political advertising, Culture.

Siyasal Reklamlarda Kültürel Unsurların İşlenmesi: AK Parti 2017 Referandum Reklam Filmi Üzerine Göstergebilimsel Bir Çözümleme

Öz: Siyasal kampanya sürecinde gerçekleştirilen iletişim faaliyetleri arasında yer alan siyasal reklam, seçmeninin tutum ve davranışlarını etkilemeyi ve seçmeni ikna etmeyi amaçlamaktadır. Siyasal partiler açısından siyasal reklamcılık günümüzde önemli bir yere sahiptir. Siyasal reklamlar farklı içerikler, temalar, görseller ve ses kullanımı ile seçmen kitle üzerinde olumlu etkiler sağlamayı amaçlamaktadır. Siyasal reklamcılık faaliyetlerinin kültürel unsurlarla da yakın ilişki içinde olduğu bilinmektedir. Kültür bir toplumun dilini, inançlarını, değerlerini, mitlerini kapsayan inançlar bütünüdür. Bu nedenle siyasal reklamcılık reklam içerikleri kapsamında kültürel unsurlara yer vermektedir. Bu kapsamda Anayasa Değişikliği Referandum sürecinde televizyonda ve internette yayınlanan Adalet ve Kalkınma Partisi’ne ait “Evet ile Güçlü Türkiye” reklam filminin göstergebilimsel analiz yöntemi ile çözümlenmesi amaçlanmıştır. Söz konusu reklam filminin anlatı yapısı, hedef kitle, kullanılan renk, ses, slogan, anlamlandırma sürecinde temel karşıtlıklar ve gösteren gösterilen ilişkisi bağlamında analiz edilmiştir.

Anahtar kelimeler: Siyasal iletişim, Siyasal reklam, Kültür.

Supervision of Radio and Television Broadcasting Services in Germany, France, England and Italy in the Context of Audiovisual Policy of the European Union

Abstract: This study focuses on regulatory, permitting and supervisory agencies working in the supervision of radio and television broadcasting services in EU countries, such as Germany, France, England and Italy, leading many other European Union (EU) countries in this area. The study examines this by not neglecting to address the tasks and powers of the supervisory authority and the current supervisory system in the countries, and revealing their knowledge in the literature on them. The aim of the study focused on the supervising of audiovisual media services is to demonstrate how radio and television broadcasting services in the four major countries of Europe are audited in the framework of the recent legislative arrangements. In this context, the study will contribute both to the update of relevant literature in our country and to future researches related to this topic. It is thought that it is necessary to handle the work together with the EU’s audiovisual policy. Because there is a linear relationship between EU policies and the field of audiovisual broadcasting that affects each other.

Keywords: Audiovisual broadcasting service, Supervision, Supervisory authority, European Union, Media studies.

Avrupa Birliği’nin Görsel-İşitsel Politikası Bağlamında Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya’daki Radyo ve Televizyon Yayın Hizmetlerinin Denetimi

Öz: Bu çalışmada, birçok alanda diğer Avrupa Birliği (AB) ülkelerine öncülük eden Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya gibi AB ülkelerinde radyo ve televizyon yayın hizmetlerinin denetiminde görev yapan düzenleyici, izin verici ve denetleyici kuruluşlar üzerinde durulmaktadır. Çalışma, bunu, ülkelerdeki mevcut denetim sistemi ile denetleyici otoritenin görev ve yetkilerine değinmeyi ihmal etmeden ve onlar üzerine literatürdeki bilgi birikimini ortaya koyarak incelemektedir. Görsel-işitsel medya hizmetlerinin denetimine yoğunlaşan çalışmanın amacı, yapılan son yasal düzenlemeler çerçevesinde, radyo ve televizyon yayın hizmetlerinin Avrupa kıtasının dört önemli ülkesinde ne şekilde denetlendiğini ortaya koymaktır. Bu kapsamda çalışma, hem ülkemizde ilgili konudaki literatürün güncellenmesine hem de konuyla ilgili ileride yapılacak araştırmalara katkı sağlayacaktır. Çalışmanın AB’nin görsel-işitsel politikası ile birlikte ele alınmasının da gerekli olduğu düşünülmektedir. Zira, AB politikaları ile görsel-işitsel yayıncılık alanı arasında birbirlerini etkileyen, doğrusal bir ilişki bulunmaktadır.

Anahtar kelimeler: Görsel işitsel yayın hizmeti, Denetim, Denetleyici otorite, Avrupa Birliği, Medya çalışmaları.

From Bios Politikos to Homo Economicus: The Relationship Between Human, Economy and Politics in the Ancient and Modern Periods with a Comparative Perspective

Abstract: The purpose of this study is to present how ancient and modern thinkers describe politics and to discuss reasons for differences seen in these definitions. In the ancient period, the identification of human being as a political entity by nature caused politics to be seen as the most supreme of all human activities. For the ancient thinkers, politics is conceptualized as a pluralist area in which the common issues are discussed by equals and also which excludes inequality. Ancient thinker Aristotle says that the purpose of politics is “good life”. However, modern political thought which began with Machiavelli identified politics with the concepts of force, power and violence. Politics is defined by Machiavelli and his successors as the legitimate organization of physical violence, the distribution of power, value and resources by authority. While in the Ancient Greece violence is excluded from the public-political sphere, It has become one of the central concepts defining the political society in the modern world. While the human being was defined as a political entity (zoon politikon) in the ancient period, it is usually seen as an economic entity (homo economicus) in the modern period. For the ancients good life means a life that is dedicated to politics; nevertheless, it has been often associated with economic activity by the moderns. This study argues that the main difference between the political definitions of ancients and moderns stem from differences between their perspectives about the aim of human and human life.

Keywords: Politics, Economy, Homo economicus, Bios politikos, Public sphere, Private sphere.

Bios Politikos’tan Homo Economicus’a: Karşılaştırmalı Bir Perspektifle Antik ve Modern Dönemde İnsan, Ekonomi ve Siyaset İlişkisi

Öz: Bu çalışmanın amacı, Antik ve modern düşünürlerin siyaseti nasıl tanımladıklarını ortaya koyarak, tanımlar arasındaki farkların nedenini tartışmaktır. Antik dönemde, insanın doğası gereği politik bir varlık olarak tanımlanması, siyasetin bütün insani etkinlikler içerisinde en yücesi olarak görülmesine neden olmuştur. Antik düşünürler için siyaset, müşterek meselelerin eşitlerin gözü önünde tartışıldığı ve eşitsizliği dışlayan bir çoğulluk alanı olarak kavramıştır. Antik düşünür Aristoteles siyasetin amacının “iyi yaşam” olduğunu ifade etmektedir. Buna karşın Machiavelli ile başlayan modern siyasal düşünce, siyaseti, güç, iktidar ve şiddet kavramlarıyla tanımlamıştır. Machiavelli ve ardılları için siyaset, fiziksel şiddetin meşru örgütlenmesi, güç, değer ve kaynakların otorite eliyle dağıtılması şeklinde tanımlanmıştır. Antik Yunanda kamusal-siyasal alandan dışlanan şiddet, modern dünyada politik toplumu tanımlayan merkezi kavramlardan birisi haline gelmiştir. Antik dönemde siyasal varlık (zoon politikon) olarak tanımlanan insan, modern dönemde ekonomik varlık (homo economicus) olarak tanımlanmıştır. Antikler için yaşanmaya değer yaşam siyasete adanmış yaşam iken (bios politikos), modernler için ekonomik etkinlikle ilişkili hale gelmiştir. Çalışma, Antik ve modernlerin siyasal tanımları arasındaki farkın insan ve insan yaşamının amacı konusundaki farklılıklardan kaynaklandığını savunmaktadır.

Anahtar kelimeler: Siyaset, Ekonomi, Homo economicus, Bios politikos, Kamusal alan, Özel alan.

The Sociology of Escaping from the City and Going far away in the Modern Culture

Abstract: This article focuses on the nature that has turned into a kind of salvation recipe in recent years through bodily, temporal and spatial experiences. The modern individual who once desired urban-style life now gets bored of it and embarks on new quests. Today the centre of the orientation is nature. In this sense, it is high time to debate the story of returning that take places on distant geographies because the expectations of those who migrated to big cities with dreams have been tested, then they had disappointments and once left villages started to be missed again after years. In this context, the nature and province as the place of past and memory are conceived as untouched and intact and as an absolute antithesis of the city. The main question that rises here is whether or not the virgin and purified nature is excluded by the modern society figuration that centralises the urbanisation. In other words, is escaping to the nature or returning the province a permanent solution or temporary solace? All these ambivalent questions constitute the framework of this study.

Keywords: Modernity, Culture, Nature, City, Escape.

Modern Kültürde Kentten Kaçmanın ve Uzaklara Gitmenin Sosyolojisi

Öz: Bu makale bir tür kurtuluş reçetesine dönen doğaya bedensel, zamansal ve mekânsal deneyimler üzerinden odaklanmaktadır. Önceleri kent tarzı yaşamı arzulayan modern birey artık kentten sıkılmış ve yeni arayışlar içine girmiştir. Bugün bu yönelimin merkezi doğadır. Bu açıdan uzak coğrafyalar üzerinde cereyan eden geri dönüş hikâyesini tartışmanın tam vaktidir. Çünkü büyük kentlere büyük hayallerle göç edenlerin beklentileri imtihan edilmiş, düş kırıklıkları yaşanmış ve yıllar sonra terkedilen eski köyler yeniden özlenmeye başlanmıştır. Bu bağlamda mazi ve hatıra mekânı olarak doğa ve taşra el değmemiş ve bozulmamış olarak tasavvur edilmiş ve kentin mutlak bir antitezi olarak benimsenmiştir. Burada beliren ana soru bakir ve arınmış doğanın kentleşmeyi merkezileştiren modern toplum figürasyonu tarafından kapsam dışı tutulup tutulmadığıdır. Başka bir deyişle, kentte bunalan modern birey için doğaya kaçış ya da taşraya dönüş kalıcı bir çözüm mü yoksa geçici bir avuntu mudur? Tüm bu ikircikli sorunsallar bu çalışmanın çerçevesini oluşturmaktadır.

Anahtar kelimeler: Modernite, Kültür, Doğa, Kent, Kaçış