The Relationship of the Turkish Army with Capital and the Transformation of the Military-Politics Relations

Abdullah Köktürk

Abstract: Turkey has experienced four “successful” military interventions in the last 60 years. The military took over in two interventions while in the other two attempts the governments were toppled. The country also experienced three failed military interventions, if we count the July 15th coup attempt and Colonel Talat Aydemir’s coup attempts. Turkish Armed Forces has become an important actor in Turkish politics through military interventions. The military’s political presence also over-flows to the economical life in Turkey. This study discourses the relations between the Turkish military and the capital. Therefore, the study cites the managements of various military companies that include Military’s Pension Fund. This study addresses to the relations between the Turkish military and the capital. Therefore, the study reviews the managements of various military companies that include Military’s Pension Fund. The paper examines the relation of Turkish Armed Forces with the Turkish politics through the weight of military to civilian personnel in the management of these companies.

Keywords: Turkish Armed Forces, Military intervention, Capital, Military-Political relations, Military’s Pension Fund

Türk Ordusunun Sermaye ile İlişkisi ve Ordu-Siyaset İlişkisinin Dönüşümü

Öz: Türkiye son altmış yıl içinde ikisinde askerlerin yönetime el koyduğu, ikisinde ise iktidarın değiştiği dört ‘başarılı’ askeri müdahale yaşamıştır. Bunlara, Albay Talat Aydemir’in müdahale girişimleri ve 15 Temmuz kalkışması da dâhil edilirse, ülke üç başarısız askeri müdahale girişimine sahne olmuştur. Türk Silahlı Kuvvetleri askeri müdahaleler aracılığıyla Türk siyasi yaşamında etkili bir karakter olmayı başarmıştır. Ordunun siyasi hayattaki nüfuzu ekonomik hayatta da karşımıza çık-maktadır. Bu çalışmada Türk ordusu ve sermaye arasındaki ilişki siyasi süreçler dâhilinde ele alınılmıştır. Bu bağlamda çalışmada Türk ordusu ve sermaye arasındaki ilişkiye Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) ve diğer askeri vakıf şirketleri yönetim kurulları üzerinden bakılmıştır. Bu şirketlerdeki yönetim kurullarındaki emekli üst rütbeli subayların dağılımı ve asker/sivil oranlarındaki değişme üzerinden Türk Silahlı Kuvvetleri ve siyaset ilişkisi incelenmiştir.

Anahtar kelimeler: Türk Silahlı Kuvvetleri, Askeri müdahale, Sermaye, Ordu-Siyaset ilişkisi, Ordu Yardımlaşma Kurumu

Abdullah Köktürk
DOI: 10.29224/insanveinsan.908922
Year 8, Issue 29, Summer 2021


Tam metin / Full text
(Turkish)

96 Downloads


Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License.

The Attitude of Akis Magazine on the Path to the Coup of May 27, 1960

Halil Emre Deniş

Abstract: Founded in 1946, the Democrat Party made promises of democratization before coming to power. Some of these promises were made to the press. Many of the media organizations at that time responded to these promises and supported the Democrat Party. With the Press Law amended after they came to power, journalists and press organizations were able to do journalism freely for a while. However, thanks to the different laws enacted in the following periods and the amendments made to the Press Law, the possibility of journalists to broadcast freely has disappeared. It is known that many journalists were imprisoned during the Democrat Party period and many media outlets were closed for various periods. Akis Magazine, which is the subject of this study, started its publication life in 1954. It followed an impartial publishing policy in the first issues. However, Akis Magazine, which followed an opposing publication policy in the following periods, started to set the agenda. This study aims to try to show how Akis Magazine adopted an oppositional publishing policy and how it set the agenda, especially in the period from the beginning of 1960 to the May 27 coup.

Keywords: Akis Magazine, 1960 Coup, Democrat Party, Press-Politics relations, Metin Toker

27 Mayıs 1960 Darbesi Sürecinde Akis Dergisi’nin Tutumu

Öz: 1946 yılında kurulan Demokrat Parti, iktidara gelmeden önce demokratikleşme vaatlerinde bulunmuştur. Bu vaatlerden bir kısmı da basına yönelik olmuştur. O dönem basın kuruluşlarının birçoğu da bu vaatlere karşılık vererek Demokrat Parti’yi desteklemiştir. İktidara geldikten sonra değiştirilen Basın Kanunu ile gazeteciler ve basın kuruluşları bir süre özgürce gazetecilik yapabilmişlerdir. Ancak ilerleyen dönemlerde çıkarılan farklı yasalar ve Basın Kanunu üzerinde yapılan değişiklikler vasıtasıyla gazetecilerin özgürce yayın yapma olanağı ortadan kalkmıştır. Demokrat Parti döneminde birçok gazetecinin hapse girdiği ve birçok basın kuruluşunun çeşitli sürelerle kapatıldığı bilinmektedir. Bu çalışmanın konusu olan Akis Dergisi de 1954 yılında yayın hayatına başlamıştır. İlk sayılarda tarafsız bir yayıncılık politikası izlemiştir. Ancak ilerleyen dönemlerde muhalif bir yayın politikası izleyen Akis Dergisi, gündem belirlemeye başlamıştır. Bu çalışmanın amacı Akis Dergisi’nin nasıl muhalif bir yayın politikasına geçtiğini ve özellikle 1960 yılının başından 27 Mayıs Darbesine kadar geçen süreçte nasıl gündem belirlediğini göstermeye çalışmaktır.

Anahtar kelimeler: Akis Dergisi, 1960 Darbesi, Demokrat Parti, Basın-Siyaset İlişkileri, Metin Toker

Halil Emre Deniş
DOI: 10.29224/insanveinsan.930501
Year 8, Issue 29, Summer 2021


Tam metin / Full text
(Turkish)

65 Downloads


Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License.

The Symbol Name of the Opposition between 27 May and 12 March: Osman Bölükbaşı

Adem Çaylak / Cansu Kaymal

Abstract: Osman Bölükbaşı is one of the most eminent political actors that comes to mind due to his dissenting stance in Turkey’s political life. He started politics in the Democratic Party during the transition to multiparty life and founded his own independent movement against the ruling Republican People’s Party and the DP, whose opposition he deemed inadequate. The aim of the article is to shed light on Bölükbaşı’s views on the May 27 coup and the March 12 memorandum, and his opposition between these two terms. In this context, the article focuses on the struggle of the movement initiated by Bölükbaşı against the suppressive attempts of the CHP, DP, the 27 May junta and the Justice Party. In the first part, the personal and political life of Bölükbaşı is reviewed. In the following sections, the style of the political opposition that Bölükbaşı had adopted was examined in various phases, namely before, during and after the DP’s rule, especially the period from 27 May to 12 March. In this qualitative research based on the doctoral thesis, primary source memories and books were used, as well as the archives of the Parliament and newspapers of the period.

Keywords: Osman Bölükbaşı, Opposition, Coup, May 27, March 12

27 Mayıs ile 12 Mart Arası Dönemde Muhalefetin Sembol İsmi: Osman Bölükbaşı

Öz: Türkiye’nin siyasal hayatında muhalif duruş konusunda, akla ilk gelen siyasi aktörlerden biri Osman Bölükbaşı’dır. Çok partili hayata geçiş sürecinde siyasete Demokrat Parti’de başlayan Bölükbaşı, iktidar partisi Cumhuriyet Halk Partisi’ne muhalefetini yetersiz gördüğü DP’ye karşı kendi müstakil hareketini kurmuştur. Makalenin amacı, Bölükbaşı’nın 27 Mayıs darbesi ile 12 Mart muhtırasına bakış açısını ve bu iki dönem arasındaki muhalefetini değerlendirmektir. Bu bağlamda, makale Bölükbaşı’nın başlattığı hareketin DP, CHP, 27 Mayıs cuntası ve Adalet Partisi tarafından bastırılmak istenmesine karşı verdiği mücadeleye odaklanmaktadır. İlk kısımda, Bölükbaşı’nın kişisel ve siyasi yaşamı gözden geçirilmiştir. Takip eden kısımlarda Bölükbaşı’nın benimsediği siyasi muhalefet tarzı, DP iktidarı öncesi, sırası ve sonrası, özellikle 27 Mayıs-12 Mart dönemi olmak üzere farklı evrelerde incelenmiştir. Doktora tezine dayanan bu nitel araştırmada döneme ilişkin Meclis ve gazete arşivlerinin yanı sıra birincil kaynak niteliğindeki hatıra ve kitaplardan yararlanılmıştır.

Anahtar kelimeler: Osman Bölükbaşı, Muhalefet, Darbe, 27 Mayıs, 12 Mart

Adem Çaylak / Cansu Kaymal
DOI: 10.29224/insanveinsan.924620
Year 8, Issue 29, Summer 2021


Tam metin / Full text
(Turkish)

69 Downloads


Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License.

The Way from the May 27 Coup d’état to the March 12 Memorandum and the Underlying Causes

Cengiz Sunay / Emre Ezgin

Abstract: The March 12th Memorandum can be considered as a preventive coup against a group of military officers who themselves aimed to establish a radical and authoritarian regime by a military coup which failed to take place on its planned date, March 9, 1970. The 12 March coup not only targeted this group within the army but also its civilian mentors who constituted the civilian initiative for establishing such a radical and authoritarian system. Even though the 12 March coup plotters initially moved against the civilian government in power causing for rejoicing among all opposition groups, it then went on to suppress the entire political spectrum of the Turkish left. After giving the March 12th Memorandum and forcing the prime minister to resign, the next step for the coup plotters was to force certain cadres within the army, which had leftist tendencies and had already showed signs of rejecting the army chain of command, into retirement with the signature of the resigned prime minister. This study examines the basic milestones of the road from the coup d’etat of May 27th 1960 to the March 12th Memorandum of 1970 by formulating new questions on the external dynamics of both coups and bringing alternative views.

Keywords: The 1960 Turkish Coup d’état, The Turkish Elections of 1965, The Turkish Elections of 1969, the March 9th Coup Plan, the March 12th Memorandum

27 Mayıs Darbesinden 12 Mart Muhtırasına Gidiş ve Sebepleri

Öz: 12 Mart, aslında daha radikal ve otoriter bir düzeni kurma yönünde; örgütlü sivil in-isiyatifin etkilediği ordu içi bir zümre tarafından tasarlanan ve 9 Mart’ta gerçekleştirmesi planlanan radikal, kalıcı bir darbeyi yumuşatan ardından asker-sivil bu eğilimdeki kadroları hedef alan bir darbe olarak biliniyor. Darbenin görünüşte, iş başındaki sivil iktidarı hedef almasıyla birlikte, söz konusu iktidara muhalif kesimlerin başlangıçtaki olumlu algısının aksine doğrudan solun bütün tonlarına karşı olduğu ve onlar üzerine yürüdüğü biliniyor. Ordu içi hiyerarşik düzenden çıkma eğilimi içinde olan kadroların, üstelik muhtıranın verilmesinin üzerinden henüz üç gün geçmişken, müstafi başbakan imzasıyla emekliye sevk edilmeleri, süreç takip edildiğinde pek de şaşırtıcı gözükmemektedir. Bu çalışmada, 27 Mayıs’tan 12 Mart’a giden yolun önemli köşe taşları irdeleniyor ve özellikle her iki darbenin arkasındaki dış dinamikler konusu hakkında yeni sorular soruluyor, alternatif yanıtlar veriliyor.

Anahtar kelimeler: 27 Mayıs Darbesi, 1965 Seçimleri, 1969 Seçimleri, 9 Mart Darbe Planı, 12 Mart Muhtırası

Cengiz Sunay / Emre Ezgin
DOI: 10.29224/insanveinsan.930420
Year 8, Issue 29, Summer 2021


Tam metin / Full text
(Turkish)

75 Downloads


Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License.